Kelime: Enşi
Anlamı: Ekşi
Kelime: Çatma
Anlamı: Ağaç evlerin köşe birleşimi
Kelime: Gayış
Anlamı: Kemer
Kelime: Sıvır
Anlamı: İnek, sığır
Kelime: Tökelek
Anlamı: Kısa boylu
Kelime: Cam
Anlamı: Pencere
Kelime: Debeleme
Anlamı: Karıştırma
Kelime: Belsüz
Anlamı: Belirsiz
Kelime: Anlanmak
Anlamı: Rahatça uzanmak
Kelime: Huulamak
Anlamı: Rüzgar sesi
Kelime: Şifret
Anlamı: Sürekli kavga çıkaran, geçimsiz, ağzı bozuk ve etrafına huzursuzluk veren kişi
Kelime: Goca
Anlamı: Büyük, kocaman
Kelime: Fişke
Anlamı: Toz kırıntısı
Kelime: Atınmak
Anlamı: Suda yüzmek
Kelime: Tünek
Anlamı: Tavuk barınağı, tavukların uyudukları yer
Kelime: Soymuk
Anlamı: Mısırın soyulduktan sonra büyükbaş hayvan yemi olarak kullanılan kabuğu
Kelime: Gundak
Anlamı: Ahşap beşik
Kelime: Çangalak
Anlamı: Çok dallı ağaç dalı
Kelime: Gedemek
Anlamı: Aralıklı, bozuk
Kelime: Eğimbaş
Anlamı: Elbise, üst baş
Kelime: Abıca
Anlamı: Amca
Kelime: Acem göynek
Anlamı: İş önlüğü, iş gömleği
Kelime: Yavış yavdı
Anlamı: Yağmur yağdı
Kelime: Sayat
Anlamı: Evlerin depo, ahır vb. amaçlarla kullanılan giriş katı
Kelime: İresim
Anlamı: Resim
Kelime: Tıngıl
Anlamı: Sepet
Kelime: Ketlemük
Anlamı: Kirazın kırmızıya dönmemiş yeşil meyvesi, olgunlaşmamış kiraz
Kelime: Deyoz
Anlamı: Diyoruz
Kelime: Atak
Anlamı: Tomrukların yuvarlandığı uçurum
Kelime: Zıvat
Anlamı: Surat, çehre