Kelime: Aaba
Anlamı: Abla
Kelime: Aagit
Anlamı: Al götür
Kelime: Avurt
Anlamı: Ağzın arka kısmı
Kelime: Aakur
Anlamı: Meyilli, düz olmayan
Kelime: Acamuk
Anlamı: Tadı acı olan, acımsı, ham acı meyve
Kelime: Açma
Anlamı: Ormanda açılmış tarım arazisi
Kelime: Aga
Anlamı: Abi, ağabey ve amca yerine kullanılan söz
Kelime: Avur
Anlamı: Ağır
Kelime: Caara
Anlamı: Sigara
Kelime: Yalavuz
Anlamı: Yalnız
Kelime: Aaşam
Anlamı: Akşam
Kelime: Abiy
Anlamı: Abin
Kelime: Acaplamak
Anlamı: Kınamak, ayıplamak
Kelime: Accuk
Anlamı: Azıcık, biraz
Kelime: Acep
Anlamı: Acaba
Kelime: Agacum
Anlamı: Abiciğim
Kelime: Ağla
Anlamı: Tarla, arazi vb. etrafındaki çit
Kelime: Ağna
Anlamı: Anla, bil, kafana sok
Kelime: Agubat
Anlamı: Avukat
Kelime: Aklan
Anlamı: Ormanlar içinde bulunan küçük akarsu
Kelime: Avla
Anlamı: Tarla, arazi vb. etrafındaki çit
Kelime: Bıldır
Anlamı: Geçen yıl
Kelime: Cam
Anlamı: Pencere
Kelime: Irantırık
Anlamı: El feneri
Kelime: Nacak
Anlamı: Küçük balta
Kelime: Nantar
Anlamı: Anahtar
Kelime: Nerdek
Anlamı: Kızılcıktan yapılmış pekmezin sulandırılarak içilen hali
Kelime: Ovarmak
Anlamı: Düzeltmek, onarmak
Kelime: Uşak
Anlamı: Çocuk
Kelime: Yakuncacuk
Anlamı: Yakın, yakın olan, yakınca anlamında söz